Necip Tosun ile Yazarlık Üzerine

Necip Tosun ile Yazarlık Üzerine

BİLGE Yazarlar Projesi kapsamında planlanan Çevrimiçi Yazar-Öğrenci Buluşmalarımız devam ediyor. 16 Mart Çarşamba Günü değerli öykü yazarı ve eleştirmen Necip Tosun ile genç yazarlarımız ve yazar öğretmenlerimiz bir araya geldi.

Yazar olma yolunda nasıl ilerlediğini paylaşarak başlayan yazarımız, yazarlığa dair önemli meselelerden bahsetti.

Edebiyat, hayatınızın bir parçası değil hayatın kendisi olmalı.

“Edebiyatın dünyasına kolay kolay girilmez ama bir defa kendinizi ona verdiğinizde sizi asla bırakmaz. Edebiyatla aranıza giren her şeyi bir kenara bırakın. Hayat seçeneklerle kurulur. Yani yazar olmak istiyorsanız yazarlığı ön plana koyun. Yazmanızı engellemeyecek meslekler tercih edin. Çoğu zaman sosyal hayatı, insani ilişkileri medeni bir şekilde geri planda tutmanız gerekir” diyerek aile ve arkadaşlarla geçirilecek zamandan çalarak edebiyata kaçmanın yazarın hayatı olduğunu ifade etti.

Dili iyi kullanmak gerekir.

Yazar Necip Tosun, “İyi yazar dili tertemiz kullanır. İmla ve anlatım kusursuzdur” diyerek dili iyi kullanmanın önemini vurguladı. Aynı zamanda dilin akışkan/şâirâne bir şekilde kullanılmasının önemine değindi. “Öykü, okuyanı sarıp sarmalamalı. İyi bir dil, akıcı bir anlatım en kötü kurgudan bile iyi bir öykü çıkmasına neden olur. Elbette bütün bunlara sahip olabilmek için iyi metinleri çok okumak gerekir. Örneğin; Saik Faik, Memduh Şevket Esendal, Vüs’at O. Bener, Mustafa Kutlu, Nezihe Meriç, Rasim Özdenören, Bilge Karasu. Okumanın yanında elbette sürekli yazmak da dili besler, güçlendirir”.

Okumak, Yazmak ve Asıl Mesele Yazarlık

“Yazarken planlı olun ve yazmanın peşini bırakmayın. Hep yazmaya odaklı olun. Zira, yazmak karşılıksız bir hayata talip olmaktır. Zaten bir yerden sonra eliniz kalem tutmaya fazlasıyla alışacak ve yazmak size kolay ve daha ziyade eğlenceli gelecek. Yazmak sesinizi duyurmanın en masum ve en etkileyici yoludur. Sesinizi duyurmak için YAZIN. SADECE YAZIN…”

“İnsanı yazmaya iten şeylerden biri de öfkedir. Biz insanlar nasıl ki mutluluklarımızı veya mutlu olduğumuz anları paylaşmak istiyorsak öfke de aynı şekilde insanda bir paylaşma duygusu uyandırır.”

“Mutlu musunuz? Yazın”.

“Öfkeniz mi birikti? Yazın”.

Her şey yazıldı. Ben yazmasam mı acaba?

“Her şey yazıldı ben yazmasam mı acaba korkusuna kapılmayın. Her şey yazıldı evet, ama bunu siz yazmadınız. O konu sizin bakış açınızdan yazılmadı henüz.”

Önemli olan nokta, herkes tarafından defalarca kez yazılmış konuya sizin damga vurup vuramayacağınızdır. Çok kez iyilik, kötülük, aşk, sevgi, savaş vb. üzerine yazılar yazılmış olabilir. Ancak, onu daha siz söylemediniz. Dünya bir de söylenmiş olan şeyleri sizden duysun. “Kimse sizin yazdığınız gibi yazmaz. Sizin öykünüzün tınısı başkalarını taklit değil size has bir tını. Bu yüzden sanki o konuda sadece siz yazmışsınız gibi titiz ve emek vererek yazmalısınız.”

Nasıl Yazar Olunur?            

Sayın Necip Tosun, yazar olmaya dair de görüşlerini aktardı.

“Yazarlık öğrenilir fakat yaratılıştan gelen bir yetenek üzerine öğrenilir. Çok okumak ve sürekli yazmakla gelişir. Bu bazen uzun yıllar alır. Ben günler geceler boyunca kütüphanemden çıkmadığımı bilirim. İyi bir yazar pek çok klasik eseri gerekirse defalarca okumuş olmalı. Hayal dünyasını iyi ve sağlıklı beslemeli.”

BİLGE Yazarlar Projesi kapsamında gerçekleştirilen yazarlık atölyelerinin de bu yolculukta önemli bir yere sahip olduğunu ifade eden yazarımız, genç yazarlarımızın atölyeler sayesinde yazarlığa dair önemli ipuçları yakalayacaklarını, pratiğe ve uygulamalara dair önemli alışkanlıklar edinme becerisi geliştireceklerini söyledi. Atölyelerin yazar adaylarının bir adım ileriye ilerleyebilmesine, bu yolda elinden tutacak yazar ve eser isimlerine öğretmenleri sayesinde kolayca ulaşmasına yardımcı olacağını belirtti.                            

Sayın Necip Tosun, genç yazarlarımıza kendi hayatından yola çıkarak şu tavsiyelerde de bulundu;

– Edebiyat dergilerini çok iyi takip edin.

– Mümkünse iyi kalemlerle tanışmanın yollarını arayın.

– Üretkenlik sevgiden beslenir. Edebiyatı sevin.

– Bir gün bile aksatmadan günlük tutun. Günlük tutmak kaleminizi geliştirir. Günlüğünüze Her şeyi yazın. Kitaplardan, edebiyatçıların konuşmalarından, okuduğunuz kitap hakkındaki düşüncelerinizden, gün içinde şahit olduğunuz bir olaydan vb. bahsedin.

– Yazarlıkta en büyük engel “sonra yazarım”dır. Duygu geldiği an ertelemeyin. Her yerde yazın.

– Öykü yazarken tıkandığınızda mutlaka yan okumalar yapın. Çoğu yazar bu tıkanmayı yaşamamak adına yazacağı konuyla ilgili ulaşabildiği tüm kaynakları notlar alarak okur. Ön hazırlığı bu şekilde yapar. Yazacağı konuyla ilgili tüm alt başlıkları, satır aralarını bilir. Bu çok önemli bir zenginliktir.

– Yazarın iyi bir okuma listesi olmalıdır. Bir yazar rastgele kitap okumamalıdır. İyi okuma listesi iyi yazar olma yolunu kısaltır. Olaylara karşı algınızı geliştirir. Teknik anlamda size tecrübe kazandırır. Mutlak ve düzenli okumalar hem hayal dünyanızı, hem kelime hazinenizi zenginleştirir. Okumak ve düzenli yazmak, yazarlık yolunda hızla ilerlemenizi sağlayacak iki temel etkendir. Dil zevkini, kıvraklığını, ahengi iyi eserlerde görüp örnek alabilirsiniz.

Öykü yazmanın inceliklerine de konuşmasında yer veren yazarımız, öykü yazarı olmak isteyen gençlerimize anlık not tutmalarını tavsiye etti. “Öykü, duygu işidir. Zaman duyguları çok çabuk değiştirir, etkisini azaltır. Yazmayı erteledikçe öykü sizden kaçar”. Ertelemenin körelmeye neden olduğunu söyleyen yazarımız, insanlar duygularla düşündüğü için hafızalarının çabuk unuttuğunu belirtti.

Son olarak yazarımız eser ve yazar tavsiyelerinde bulundu:

Leyla Erbil, Rasim Özdenören, Mustafa Kutlu, Mesneviler, Sait Faik, Bilge Karasu-Kısmet Büfesi, Kemal Tahir, Tomris Uyar, Virgina Woolf, Don Kişot, Madame Bovary-Flaubert ve Joseph Contrat-Denizcilik Öyküleri.

 

Genç yazarlarımız için oldukça faydalı geçen bu söyleşi için Sayın Necip Tosun’a çok teşekkür ederiz.